Adana

İki Günde Dünyaları Yeme Sanatı – Adana – 1.gün

İki günlük bir gurme seyahat bir çok yer için yeterli olabilir. Ancak konu Adana gibi taşı toprağı lezzet olan bir yer ise işler değişiyor. Hele benim gibi hiçbir yeri eksik bırakmadan dönmek istiyorsanız; doğru plan çok önem taşıyor. İşte tam da bu sebeple; Bazı noktalarda fire vermek durumunda kalsak da; Adana’ya gidecekler için öneri niteliğindeki detaylı programı size sunmaktan gurur duyarım 🙂

Cumartesi 11:15 uçağıyla Sabiha Gokcen’den seyahatimiz başlıyor. Otelimize yerleşme sonrası Dünya’nın en eski hala kullanılan köprüsü Taşköprü üzerinden yürüyerek Seyhan nehrinden karşıya geçiyoruz. Bu harika köprüyle ilgili detaylı bilgi için buyrun link

Dünya’nın Kullanılan En Eski Köprüsü: Taşköprü

 

İlk durağımız sanayinin içinde Kaburgacı Yaşar Usta.  Ben kaburga şiş lezzetini inanılmaz bulmadım. Bir daha gidersem planın bu kısmını başka bir kebapçı denemek için kullanabilirim .

Kaburgacı Yaşar Usta’nın Kaburga şişleri

Öğle yemeği sonrası,  Ulu cami, Büyük Saat Kulesi ve Kazancılar Çarşısına doğru yola çıktık. Düşündüğümüzden daha hızlı süren bir turun ardından 16:00 olarak planladığımız Ciğerci Mehmet Usta‘ya 15:00’de varmış olduk. İyi de oldu uzun uzun sohbet ettik Mehmet Usta’yla.

Mehmet Usta sohbetine de ciğerine de doyum olmayan bir insan. Çok fazla müşterisi olduğu için ciğerinin bayatlama gibi bir ihtimali yok:) Salatayı her seferinde tek tek satırla doğrayarak yapıyor ve turunç ekliyor. Ciğerinin lezzeti bir yana; adana kebabını da denedik. Hiç kuyruk yağı olmadığı için dağılıyor. Her şey çok lezzetli. Bizim planlarımızda gündüze koymuştuk siz geceye de koyabilirsiniz 🙂

Kuzu Ciğerler; Ciğerci Mehmet Usta’dan Kazancılar Çarşısında

 

Yolüstünde plan dışı Şalgam kaçamakları-Arzu Şalgam

16:45 itibariyle Sabancı Merkez Camii ve Merkez park bölgesinden uzun bir yürüyüş yaparak Mükerrem Büfe‘ye hamburgeri için geldik. Buraya taksiyle de gelebilirsiniz ama bu uzun yürüyüşü planınıza koymanızı tavsiye ederim vücudunuz için 🙂

30. yıl anısına yapılmış Mantarlı Mükerrem Burger

Mükerrem cafe’den çıkıp bir 5 dakika yürüdüğünüzde; Kazım Büfe; önündeki kalabalığıyla sizi çağırıyor olacak. Aman dikkat bir porsiyon dedikleri 1 büyük 1 de küçük bardak demek. Süt şişirmesin diye fazlasını pet şişelerle paket yaptırıyoruz ama o bile fazla geliyor. Çok lezzetli olduğunu da belirteyim.

Büyük ve yanındaki küçük bardak toplamda bir porsiyon:)

Sütümüzü de içtikten sonra artık tatlı kısmına geçebiliriz. Doğan Kaymaklı Kadayıf iyi ki de listeye soktuğumuz dediğim harika bir tatlı deneyimi yaşatıyor. Kaymak kendi üretimleri. Özlediğim lezzetlerden.

Göründüğünün aksine çok hafif bir lezzet bombası

Tüm bunları 19:00’a kadar yedikten sonra dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz. Akşamında Ceyhan Ocakbaşına gidiyoruz. Ancak üst katında oturduğumuzdan mıdır bilemiyorum ama beklenen heyecanı yaratmıyor. Fotoğraf bile çekmemişim.

Ve Adana’ya gelip de kesinlikle atlanmayacak bir lezzet; Şırdan dolması; 00:00 itibariyle Şırdancı Bedo‘da damaklarımızı şenlendiriyor. O kadar seviyoruz ki ertesi gün planda yokken koşarak uçaktan önce ikişer tane daha atıyoruz 🙂

Şırdan dolması kesinlikle tadılmalı

Ve yoğun ilk gün böylece biter. Dikkat ertesi sabah erken kalkılıp börek yemeğe gidilecek. 🙂

1 Comment

  1. Pingback: İki Günde Dünyaları Yeme Sanatı - Adana - 2. Gün - MadamGusto

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir