Iran

Tahran Dosyası-Ne Yemeli? Nerede Yemeli?

İran hep gitmek istediğim ülkelerden biriydi. Siyasi yapısı, tarihi, kültürel zenginlikleri ve tabi ki mutfağı yeterli sayılabilecek sebeplerken; halen “İran ne alaka ya şeriat yok mu orada neyine gideceksin” diyen insanların da var olduğunu biliyorum. O yüzden bir de şunu ekliyorum ;  Yıllarca dışarıya kapalı yaşamış bir memleketin nasıl kendi kendini idare ederek yaşayabildiğini görmek için.

Ne mutlu ki Tahran’a gitme şansını buldum. İş için gittiğimden gezip görmelik yerlerden sadece Golestan Sarayı ve Azadi kulesini görebildim. Azadi kulesi yeni nesil şehir sembollerinden benim için çok bir şey ifade etmedi. Ancak Golestan Sarayı kesinlikle gorulmesi gereken yerlerden. İçerisi ayna işlemeleriyle döşenmiş ancak fotoğraf çekmek yasak. Fikir vermesi açısından dış duvardaki figurlerden bir fotoğraf;

Ayna işlemeleri sarayın içindeki ihtişamı yansıtıyor.

Yemek kısmına gelecek olursak;  işte o konuda biraz anlatacaklarım var;

Tahran’a gideceğim ama ne yiyeceğim diyenler için genel izlenimlerim;

  • Safranlı pilav her yemeğin yanında geliyor
  • Patlican çok seviyorlar
  • Et/kebap kültürleri bizimle çok benzer (Genelde kuzu eti var, ancak kuzu eti yemeyenlerin sevmediği o koku da mevcut)
  • Mojito adıyla alkolsuz naneli içeçek yemeklerin yanında çok olağan,
  •  Meyve ve  sebzeleri çok lezzetli. Öyleki kayısının kokusu masada dururken bile burnunuza gelebiliyor. Öğrendiğime göre tarım/ekim sırlarını paylaşmıyorlarmış.  Dünya sıralamasında nar üretiminde 1. , hurmada 2. ve incirde 3. olduklarını biliyor muydunuz?

Tam da yukarıdaki sebepten geleneksel pazarlarını gezmeyi çok istedim. Tahran’ın; Kapalı Çarşı gibi büyük bir Tahran Pazarı var ancak Cuma günleri kapalı; diğer günler de 4 gibi kapanıyor. O sebeple bu seferlik gidemedim. Ama Tajrish pazarında aradığımı buldum. Sadece lokallerin gittiği Tahran’ın en eski pazarlarından.  Tattığımız her şey cok lezzetliydi kuru incirden cevize, pestilden ismini bile bilmediğim kuruyemişlerine kadarJ

Biraz para harcandı tabi! J

Tajrish Pazarı

Mekan önerilerine gelirsek;

  1. Kubaba Restaurant (Foursquare: 8.8)

Ortam, ambiyans şahane; bahçesi özellikle.

Şaşırmayın sürekli Türkçe müzik çalıyor. Bir ara Kalben bile duydum. 🙂

Genellikle Lübnan, İran ve biraz da Türk yemekleri var bir de küçük küçük isteyebileceğiniz mezeler.

Menüye bakıp sarımsaklı yoğurt, pide, tahin ve etten oluştuğunu görünce ilk tercihim  Fattet lahmeh çekiyor.                İyi ki de öyle olmuş çok lezzetliydi.

 

Fattet Lahmeh: Yoğurtlu, etli, Tahinli ve pideli

           Dokhtare loos (közlenmiş patlıcan salatası), Borek, ve Jawaneh (lübnan mutfağı- tavuk kanatları, kişnişle     servis ediliyor) sipariş ediyoruz meze ve arasıcak olarak .

Bunun yanında kebapları da tattık. Et çok yumusak ve başarılıydı. Genel olarak; gittiğim 3 restoran arasında en sevdiğim yer oldu. 

  1. Narenjestan Restaurant (Foursquare: 8.5)

Kırmızı ışıklı tavanı; ayranı beyaz eldivenli şef garsonun takdim ettiği ; aynı zamanda canlı piyano dinletisinin olduğu değişik bir ortam J

Burada dikkat ceken Mirza Ghasemi. Kuzey Tahran bölgesinin en meşhur yemeklerindenmiş. Köz patlıcan, domates, sarımsak karışımına bir de yumurta koyuyorlar. Zerdeçal ya da safran koydukları da oluyor. Yumurta tadı içinde çok baskın değil ve kıvamını artırmış yakışmış da. Gittiğinizde denemeniz gereken lezzetlerden.

Mirza Ghasemi

Bir de pilavın yanında ucuz otel kahvaltısı paketleriyle safranlı yağ veriliyor. Değişik ortam deneyimlenebilinir.

  1. Divan Restaurant  (Foursquare: 8.1)

    Modernize edilmiş  yerel yemekleri, müşteri profili, mekan içi tasarımı ve ortamıyla diğerlerine göre en “fancy” yer burasıydı. Fotoğraflar; o geleneksel ve modernin birleşmesini kanıtlar nitelikte.

Özetle; yoğun bile olsa bir çok şeyi tadıp denediğim 3 gün geçirdim. Bundan sonrası için Pers İmparatorluğu’nun etkilerini daha çok göreceğim İsfahan, Şiraz, Persepolis gibi yerler hayalimde ve planlarımda 🙂

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir